Umre Nedir Nasıl Yapılır

Umre Nedir Nasıl Yapılır

Umre kelimesi, ziyaret etmek anlamına gelmektedir.Dini bir terim olarak umre, “Belirli bir zamana bağlı olmaksızın ihrama girerek Kâbe’yi tavaf etmek, Safa ile Merve arasında sa’y yapmak ve tıraş olup ihramdan çıkmaktan” ibarettir.

Umrenin iki farzı vardır: İhram ve tavaf. Bunlardan ihram şart; tavaf, rükündür. Vacipleri ise sa’y ile tıraş olup ihramdan çıkmaktır. Ömürde bir defa umre yapmak sünnettir.

Umrenin pek çok fazileti vardır. Özellikle Ramazan ayında yapılan umrenin sevabı pek çoktur. Hz. Peygamber umre hakkında şöyle buyurmaktadır : “Umre, diğer bir umre ile arasındaki günahları siler”(7) “Ramazanda yapılan umrenin sevabı bir haccın sevabına denktir.

Umre için belirli bir zaman yoktur. Her zaman yapılabilir. Ancak, Arefe günü sabahından bayramın dördüncü günü akşamına kadar yapılması mekruh görülmüştür.

UMRE NASIL YAPILIR

Öncelikle Umre ibadeti için yapılması gereken farz ve sünnetlere geçmeden önce birkaç konuyu belirtmek isteriz. Bunlar ;

– Umre ibadetini huzur içerisinde yapmak istiyorsanız, kendi fikirlerinizi ön plana almadani kafile başkanı ve din görevlilerinin uyarılarına kulak vermelisiniz. Kendi rahatımız için onların tavsiyelerine uymalıyız.
– Umre ibadeti boyunca dünyevi konulardan sohbet etmemeli (siyaset,ticaret vs.), hiçbir konuda iddialaşmamalıyız. Bu tarz şeylerin umrenin manevi atmosferini bozacağını hatırımızda bulundurmalıyız.
– Umre seyahatimizin her anının ibadet olduğunu düşünerek, her an dua, zikir, tekbir, tehlil ve salavat-ı şerife ile meşgul olmalıyız.

Şimdi Umre ibadetimizin gerçekleşmesi için yapılması gereken şeyleri size maddeler halinde sıraladık. 

1. Mikat sınırlarının herhangi birine çıkılarak, ihrama kıyafeti giyilir.

Mekke-i Mükerreme’ye Hac veya Umre maksadıyla girmek isteyenlerin, ihrama girmeden geçmeleri caiz olmayan yerlere Mikat sınırı denir. Kabe-i Muazzama’yı çevreleyecek şekilde beş tane mikat yeri vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz.

Zü’l-Huleyfe (Abar-ı Ali): Medine tarafından gelenler, buraya geldikleri zaman şartlarını yerine getirdikten sonra ihrama girerler. Türkiye’den Medine’ye gelmiş olanlar, Medine’de bir müddet kaldıktan sonra Mekke’ye giderken burada ihrama girerler.

Havayoluyla Türkiye’den Cidde’ye gelenler ise, mikat sınırını havada geçecekleri için, Türkiye’de ki havalimanında ihrama girerler.

 

2. İhrama niyet edilerek, 2 rekat ihram namazı kılınır.

Türkiye’den Medine’ye gelip ordan da Mekke’ye geçenler Zü’l-Huleyfe (Abar-ı Ali)’de, Türkiye’den direk Cidde’ye gidenler ise havalimanında ihrama girerler, niyetlerini edip, namazlarını kılarlar. (Kerahat vakti haricinde her zaman kılınabilir)

Niyet ettim Allah rızası için ihram namazını kılmaya deriz ve tekbirimizi alırız. Peygamber efendimiz, namazımızın ilk rekatında Fatiha’dan sonra Kafirun suresi , ikinci rekatında Fatiha’dan sonra İhlas suresi okumuştur. Dolayısıyla bu sureleri biliyorsak onun sünnetini yerine getirmek en doğrusudur. Eğer bilmiyorsak bildiğimiz herhangi bir sureyi okuyabiliriz.

Namazımızı da kıldıktan sonra umre için niyet ederiz. Allah’ım! Senin rızan için umre yapmak istiyorum, onu bana kolaylaştır ve onu benden kabul eyle şeklinde niyetimizi ederiz ve artık bundan sonra bizim için ihram yasakları başlamıştır.
3. Telbiye,tekbir, salavat-ı şerife okunarak Harem-i Şerife’ye doğru yola çıkılır.

Kabe görüldüğünde salatatlar, telbiyeler ve tekbirlerin okunması kesilir. İhram Yasaklarına dikkat edilerek, kadınlar sesini yükseltmeden, erkekler de aşikare olmak üzere, telbiye, tekbir, salavat-ı şerife okunarak yolculuğa devam edilir.

Telbiye :
لبيك اللهم لبيك لبيك لا شريك لك لبيك ان الحمد والنعمة لك والملك لا شريك لك
‘’Lebbeyk, Allahümme lebbeyk, Lebbeyke lâ şerike leke lebbeyk. İnne’l-hamde ve’n-ni’mete leke ve’lmülke lâ şerike lek’’
Anlamı: “Emrine âmâdeyim Allah’ım, buyur! Emrindeyim buyur! Senin hiçbir ortağın yoktur. Emrine âmâdeyim! Şüphesiz hamd sana mahsustur. Nimet de senin, mülk de senindir. Senin hiçbir ortağın yoktur.”


4. Beytullah’ın o kutsal avlusuna çıkılır ve Kabe tavaf edilir. Tavafı bitirdikten sonra 2 rekat tavaf namazı kılınır.

Tavaf, bir şeyin etrafında dönmek anlamında olup, Hacer-i Esved’in hizasından başlayarak Kabe’nin etrafında yedi defa dönmektir. Bu dönüşlerin herbirine “şavt” denir. Tavafın Kabe etrafında yapılacağını “… ve Beyt-i Atik-i (Kabe’yi) tavaf etsinler.“ ifadelerini içeren ayetten anlamaktayız.

Tavaf’ın Mescih-i Haram içinde yani Kabe’nin etrafında yapılması gerekir. Kabe’nin etrafında tavaf yapılan yere Metaf (tavaf mekanı) denir. Burada tavaf yapıldığı gibi, mescidin üst katlarından, Kabe’nin çevresi dolaşılarak da tavaf yapılır. O zaman alan biraz geniş tutulmuş olur. Ancak Harem-i Şerif’in dşından dolaşanlar, tavaf yapmış sayılmazlar.

Tavaf’a başlamadan, öncelikle niyet ettim Allah rızası için umre tavafını yapmaya diye niyet edilir. Kabe’yi sol tarafımıza alarak tavafın şavtlarına başlarız. Her şavta okunması gereken dualar vardır. Elimizde bir kitapçık yardımıyla bu duaları bakarak okuyabiliriz. Bunun yerine zikir, salavat, Rabbena dualarını da okuyabiliriz.

Kabe etrafında 7 kere dönüp tüm şavtlarımızı tamamladığımızda tavaf namazı kılmamız gerekmektedir. Tavaf namazını Makam-ı İbrahim’in arkasında kılmak müstehaptır. Orada yer olmadığı taktirde herhangi uygun bir yerde kılmakta caizdir. Niyet ettim Allah rızası için tavaf namazını kılmaya diye niyet edip namazımıza başlarız. Sünnet olan aynı ihram namazında olduğu gibi namazımızın ilk rekatında Fatiha’dan sonra Kafirun suresi , ikinci rekatında Fatiha’dan sonra İhlas suresini okumak sünnettir. Namazımızı da kıldıktan sonra tavafımız bitmiş olur.

 


Tavaf’ın Vacipleri ;

– Tavafa abdestli olarak başlamalıyız. Tavaf esnasında abdesti bozulan kişi Kabe’nin neresinde olduğunu belirleyerek dışarıya çıkar, abdestini aldıktan sonra bıraktığı yerden devam ederek yedi şavtı tamamlar.
– Setr-i avret, yani mahrem yerlerinin örtülmesi gerekir. Avret sayılan yerlerin dörtte biri veya daha çoğu açılırsa ceza gerekir.
– Kabe’yi sol tarafına alarak tavaf yapılır.
– Yürümeye gücü yetenlerin tavafı bizzat yürüyerek yapmaları gerekir. Yaşlılık, hastalık ve sakatlık sebebiyle yürüyemeyenler ise tekerlekli sandalye vs. binerek tavaf yapmalarında bir sakınca yoktur.

Tavaf’ın Sünnetleri;

– Bedenimizde ihram kıyafetimizde namaza engel olacak herhangi bir pislik bulunmaması gerekmektedir.
– Her şavtta Hacer-i esved’in karşı hizasına geldiğimizde elimizi kaldırıp ‘’Bismillahi Allahuekber’’ denilerek karşıdan selamlanır ve sağ elin içi öpülür. Tabii bunları yaparken bekleme yapmadan yürümeye devam edilir.
– Tavafı bitirdikten sonra kana kana su içmekte sünnettir.


5. Say yerine çıkılarak, Safa ile Merve arasında 7 kere Umre’nin Say’ı yapılır.

Sa’y kelimesi; koşmak, hızlı yürümek anlamına gelmektedir. Sa’y yapılan mekana Mes’a denir. Yürüme alanındaki uzunluğu ortalama 400 metredir.

Hz. İbrahim (a.s) hanımız Hacer ile oğlu İsmail’i Kabe’nin bulunduğu yere, Allah’a emanet ederek bırakmış, çocuklarının ırzkını temin etmek için çalışmaya gitmişti. Hz. İsmail henüz küçücük bir bebekti. Annesi onu emziriyordu. Suları bitmişti ve biran önce su bulunması gerekiyordu. Hz. İsmail için su arayan Hacer annemiz, Safa ile Merve tepeleri arasında su verecek kimse yok mu diye yedi defa bu tepelerde gidip gelmiştir ve sonunda Cebrail (a.s)’ın Zemzem suyunu çıkardığına şahit olmuştur.

Safa ve Merve tepeleri arasındaki dört gidiş, üç gelişten ibaret olan Sa’y, yukarıdaki hatıraya dayanmaktadır.

Sa’y ın Yapılışı :

Safa tepesine çıkılır. Kabe’de ki Hacer-i Esved tarafına dönülerek, tavafın başlangıcında olduğu gibi, Kabe’ye doğru eller yukarıya kaldırılıp, ‘’Bismillah-i Allah’u Ekber’’ denilerek Kabe’ istilam edilir. Yani selamlanır.

Allah’ım! Senin rızan için Umre Sa’y ini yapmak istiyorum. Bunu bana kolaylaştır ve onu kabul eyle diye niyet edilir. Daha sonra Merve tepesine doğru yürünür. Bu andan itibaren isteyenler dua kitaplarındaki Sa’y ın her şavtında okunacak duaları okur. İsteyen de içinden geldiği gibi dua veya zikir çeker.

Yeşil ışıklı lamba ve direklerin oraya gelindiğinde, erkekler koşar adımlarla yürürler. Buna ‘’Hervele’’ denir. Kadınlar ise normal yürüyüşlerine devam ederler. Merve’ye varıldığı zaman bir şavt tamamlanmış olur. Burada yine Kabe’ye dönülerek İstilam (selamlama) yapılır. Daha sonra Safa’ya doğru gidilir. Safa’ya varınca ikinci şavt tamamlanmış olur. Diğer şavtlar da aynen bu şekilde yapılır.

Yedinci şavt tamamlandıktan sonra Merve’de Kabe’ye karşı dönülerek dua edilir. İsteyen dua kitabında ki Sa’y bittikten snra okunacak duayı okur. İsteyen de kendi içinden geldiği gibi dua eder. Böylelikle Say’ı da bitirmiş oluruz.

 

6. En son Sa’y ımızıda bitirdikten sonra tıraş olunarak ihramdan çıkılır, tüm ihram yasakları kalkar ve umre ibadetimizi yerine getirmiş oluruz.

Tıraş olmaktan maksat, sakalın kazınması değil, saçların kesilmesidir. Saçların dipten kesilmesine ‘’Halk’’, kısaltılmasına da ‘’Taksir’’ denilir.

Hanefiler’e Göre ; Saçların tıraş edilmesi veya kısaltılmasında vacip olan miktar, başın en az dörtte birindeki saçlardır. Başın sadece dörtte birinden veya daha az kısmında saç varsa, hepsinin tıraş edilmesi veya kısaltılması gerekir.

Şafiler’e Göre; En az üç-beş tel saçın kesilmesi veya kısaltılması, vacibin ifası için yeterli görülmüştür.

Maliki ve Hanbeliler’e Göre ; Saçların tamamının tıraş edilmesi veya kısaltılması vaciptir.Saçların tamamının tıraş edilmesi veya kısaltılması ise sünnettir.

Erkeklerin saçlarını dipten tıraş etmeleri, kısaltmalarından daha evladır. Kadınlar ise saçlarının uçlarından, parmak ucu boğumu (birbuçuk santim) uzunluğunda keserler.
Başında saç olmayan erkeklerin, bıçağı veya saç makinasını başlarının üzerinde dolaştırmaları kesme yerine geçer. Bunun mutlaka yapılması gerekir.
Saçı olmayan kadınların da makası başının üzerinde dolaştırması yeterlidir.

NOT: İhramdan çıkma aşamasına gelmiş ihramlı kimseler, birbirlerini tıraş edebilirler. Bu aşamaya gelmedikçe ihramlılar bir başkasını tıraş edemezler.

İhramdan çıkarken tıraş ile alakalı Peygamber Efendimiz’in Hadis-i Şerifleri ise şöyledir ;

Ebu Hureyre (r.a)’ın kaydettiği bir rivayet şöyledir: Resulullah (sav): ‘’Ey Allah’ım, tıraş olanlara mağrifet et!’’ demişti, yanındakiler: ‘’Ey Allah’ın Resulü! Kısaltanlar için de dua ediver’’ dediler. Resulullah (sav) yine: ‘’Ey Allah’ım, tıraş olanlara mağrifet et!’’ buyurdu. Yanındakiler tekrar ’’Ey Allah’ın Resulü! Kısaltanlar için de dua ediver’’ dediler. Peygamberimiz üçüncü defa ‘’Ey Allah’ım, tıraş olanlara mağrifet et!’’ buyurdu. Sahabelerde üçüncü defa : ‘’Ey Allah’ın Resulü! Kısaltanlar için de dua ediver’’ dediler. Resulullah (sav) üçüncü talep üzerine: Kısaltanlara da! Dedi.
Peygamber Efendimiz (sav) başının tamamını tıraş edenlerin affı için üç defa istediği duayı kısaltanlara bir defa istemiştir. Dolayısıyla bu ince ayrıntıyı unutmamalıyız.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.